Akçansa Çimento A.Ş. (#AKCNS) – Şirket İnceleme Notları
Herkese selam!
Ağır sanayi denildiğinde akla gelen geleneksel “baca ve beton” imajını bir kenara bırakmanın vakti geldi. Bugün Akçansa, sadece Türkiye’nin çimento ihtiyacını karşılayan bir sanayi devi değil; Sabancı Holding’in yerel operasyonel gücü ile Heidelberg Materials’ın küresel teknik vizyonunun birleştiği, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı bir “değer hikayesi” sunuyor. 2025 yılı verilerine baktığımızda, makroekonomik dalgalanmalara rağmen şirketin operasyonel kaslarını nasıl güçlendirdiğini ve geleceğin düşük karbonlu dünyasına nasıl stratejik bir çeviklikle hazırlandığını net bir şekilde görebiliyoruz.
Bu yazıyı okurken, finansal tabloların ötesinde bir vizyonu; bir şirketin yıkıntı atıklarından nasıl değer yarattığını ve yeşil hidrojen gibi ileri teknolojilerle nasıl sektörel bir dönüşüme öncülük ettiğini analiz edeceğiz. 2025 yılı Akçansa için zorlu bir “dayanıklılık testi” olurken, dördüncü çeyrekteki toparlanma sinyalleri 2026 için umut verici bir zemin hazırlıyor. Şimdi, bu vizyoner yolculuğun arkasındaki kurumsal mimariyi ve yönetim dinamiklerini inceleyerek analizimize başlayalım.
1) Şirket Profili ve Tarihçe
Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Türkiye ve uluslararası pazarlarda çimento, klinker, hazır beton ve agrega üretimi ile satışı yapan öncü bir yapı malzemeleri şirketidir. Şirket, faaliyetlerini temel olarak Çimento ve Hazır Beton olmak üzere iki ana segmentte yürütmekte olup ürünlerini Akçansa, Agregasa ve Betonsa markaları altında pazara sunmaktadır. Merkezi İstanbul’da bulunan şirket, aynı zamanda Ambarlı ve Çanakkale limanları üzerinden liman hizmetleri de vermektedir. Şirket günümüzde Sabancı Holding ve Heidelberg Materials ortaklığında yönetilmektedir.
Kuruluş Yılı ve Tarihçe
Akçansa’nın temelleri 1967 yılında Akçimento’nun kurulmasıyla atılmıştır. Şirketin bugünkü yapısı ve “Akçansa” unvanı ise; 1967 yılında kurulan Akçimento ile 1974 yılında kurulan Çanakkale Çimento’nun 30 Eylül 1996 tarihinde (1 Ekim 1996’dan geçerli olmak üzere) birleşmesiyle ortaya çıkmıştır. Şirketin hisseleri, 1986 yılından bu yana Borsa İstanbul’da (BİST) işlem görmektedir.
Piyasa Değeri *
37 Milyar TL
830 Milyon USD
Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, bağlı şirketleriyle birlikte Türkiye’de ve uluslararası pazarda çimento, klinker, hazır beton ve agrega üretimi ve satışı yapmaktadır.
Şirket, Çimento ve Hazır Beton segmentlerinde faaliyet göstermektedir. Akçansa, Agregasa ve Betonsa markaları altında ürünler sunmaktadır.
Şirket, liman hizmetleri de vermektedir. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 1967 yılında kurulmuştur ve genel merkezi İstanbul'dadır.
Önemli Dönüm Noktaları ve Büyüme Hikayesi
- 1996 Birleşmesi: Akçimento ve Çanakkale Çimento’nun güçlerini birleştirmesi, Akçansa’yı Türkiye yapı malzemeleri sektörünün en güçlü oyuncularından biri konumuna getirmiştir.
- Marka Entegrasyonları (1998-2002): Şirket değer zincirinin her aşamasında varlık göstermek adına; 1998 yılında hazır beton alanındaki faaliyetleri için Betonsa markasını, 2002 yılında ise agrega üretimi için Agregasa markasını bünyesine katarak üretim portföyünü genişletmiştir.
- Küresel Ortaklık (2006): Uluslararası çimento devlerinden Heidelberg Materials, 2006 yılında Şirket’in %39,72 oranındaki hisselerini dolaylı yollardan devralarak büyüme hikayesinde önemli bir sayfa açmıştır. Bugün şirketin ortaklık yapısı; %39,72 Sabancı Holding, %39,72 Heidelberg Materials ve %20,56 halka açık şeklindedir.
Günümüzde Türkiye’nin en yüksek paydaş değerine sahip sürdürülebilir yapı malzemeleri şirketi olma vizyonuyla hareket eden Akçansa, operasyonlarını ağırlıklı olarak Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde sürdürmektedir. Şirketin operasyonel profilinde İstanbul-Büyükçekmece, Çanakkale ve Samsun-Ladik olmak üzere üç entegre çimento fabrikası bulunmaktadır. Buna ek olarak 4 hizmet terminali, 3 faal agrega tesisi ve Betonsa markası altında 26 aktif hazır beton tesisi ile geniş bir üretim ve dağıtım ağına sahiptir. İhracatta güçlü bir konumda olan şirket, 2025 yılı itibarıyla toplam satışlarının önemli bir bölümünü ABD, İtalya, Suriye ve çeşitli Avrupa ülkelerine yönelik uluslararası ticaretten elde etmiştir.
2) İş Modeli ve Faaliyet Alanı
Akçansa’nın temel iş modeli ve faaliyet alanı, Türkiye ve uluslararası pazarlar için çimento, klinker, hazır beton ve agrega üretimi ile bunların satışını gerçekleştirmektir. Şirket ayrıca İstanbul-Ambarlı ve Çanakkale limanları üzerinden liman işletmeciliği ve lojistik hizmetleri sunarak değer zincirini genişletmektedir.
Şirket, gelirlerini Akçansa (çimento), Betonsa (hazır beton) ve Agregasa (agrega) markaları altında ürettiği ürünlerin yurt içi ve yurt dışı satışlarından ile liman hizmetlerinden elde etmektedir. 2025 yılı verilerine göre şirket, 7,7 milyon ton çimento ve klinker, 2,7 milyon m3 hazır beton ve 2,9 milyon ton agrega satışı gerçekleştirerek 24,6 milyar TL net satış geliri yaratmıştır. Yurt içi talepteki daralmaya karşı satışlarının önemli bir bölümünü ABD, İtalya, Suriye gibi ülkelere ihraç ederek döviz geliri sağlamaktadır.
Sektörün Büyüklüğü, Trendler ve Regülasyonlar
- Sektör Büyüklüğü: 2025 yılında Türkiye’de çimento üretimi bir önceki yıla göre %10,5 oranında artmıştır ve üretimin yaklaşık %16’sı ihraç edilmiştir. Türkiye’de kişi başı çimento tüketimi 891 kg seviyesindedir, bu da sektörün ülkenin inşaat ve altyapı faaliyetleriyle olan güçlü bağını göstermektedir.
- Trendler: Endüstrideki en belirgin trendler, karbon emisyonlarının düşürülmesi, fosil yakıtlar yerine atıktan türetilmiş alternatif yakıtların kullanılması, “yeşil çimento” (düşük klinkerli ürünler) üretimi ve döngüsel ekonomiye geçiştir.
- Regülasyonlar: Sektörü şekillendiren en önemli yasal gelişmeler karbon fiyatlandırma mekanizmalarıdır. Özellikle AB’ye ihracatı doğrudan etkileyecek olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) (2026’da tam yürürlüğe girecek) ve Türkiye’de İklim Kanunu ile hayata geçirilmesi planlanan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) şirketin yakından takip edip uyum yatırımları yaptığı başlıca regülasyonlardır.
Rakipler ve Pazar Payı
- Rakipler: Sektörde piyasa değeri ve gelir açısından öne çıkan başlıca rakipler; OYAK Çimento, Çimsa, Nuh Çimento, Batı Anadolu Çimento (Batıçim), Batısöke, Çimentaş ve Limak Doğu Anadolu Çimento gibi firmalardır.
- Pazar Payı: Akçansa, ihracattaki güçlü performansı ve 7,7 milyon tonluk toplam çimento/klinker satışı ile 2025 yılında Türkiye çimento sektöründe %13 oranında pazar payı elde etmiştir.
Şirketin raporladığı finansal ve stratejik öneme sahip başlıca riskler şunlardır:
- Fiziksel İklim Riskleri: Aşırı hava olaylarına bağlı sel ve taşkınlar, üretimde su stresine/kuraklığa bağlı kesintiler ve Ege/Marmara bölgelerinde tesis ve lojistik hatları etkileyebilecek orman yangınları.
- Geçiş ve Pazar Riskleri: Düşük karbon ekonomisine geçiş için gereken yüksek teknoloji yatırım maliyetleri ile alternatif ham madde (uçucu kül, cüruf vb.) ve alternatif yakıtların (biyokütle, atık lastik) tedarik ve fiyatlarındaki dalgalanmalar.
- Kaynak ve İtibar Riskleri: Kalker, kil ve agrega gibi doğal kaynakların tükenmesi. Ayrıca yüksek karbon emisyonlu bir sektör olması sebebiyle toplum ve yatırımcılar nezdindeki olumsuz algı riskleri (itibar riski).
Akçansa, yaklaşık 38 milyar TL piyasa değeri ile Türkiye’nin en büyük çimento üreticilerinden biridir. Şirket, iç pazardaki durgunluğu ABD ağırlıklı güçlü ihracat stratejisiyle başarılı bir şekilde dengelemektedir. Ayrıca şirket; LSEG (eski adıyla Refinitiv) sürdürülebilirlik değerlendirmesinde 89 puan alarak dünyadaki 135 küresel yapı malzemeleri şirketi arasında 1. sırada (Sektör Lideri) yer almakta, CDP Küresel A Liderleri listesinde bulunmakta ve ÇSY (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) alanlarında sektörüne öncülük eden güçlü bir vizyona sahip bulunmaktadır.
3) Ortaklık Yapısı ve Kurumsal Yönetim
Akçansa’nın ortaklık yapısı, iki büyük küresel ve ulusal gücün eşit oranlı ortaklığına dayanmaktadır. Şirketin en büyük hissedarları, hisselerin %39,72’sine sahip olan Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. ve yine %39,72’sine sahip olan uluslararası çimento üreticisi Heidelberg Materials AG’dir.
Şirketin paylarının geriye kalan %20,56’lık kısmı ise halka açık statüde olup Borsa İstanbul’da işlem görmektedir.
Şirketin sermayesi ve ortaklık oranları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Ortak Unvanı | Pay Tutarı (Bin TL) | Pay Oranı (%) |
|---|---|---|
| Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. | 76.035 | %39,72 |
| Heidelberg Materials AG | 76.035 | %39,72 |
| Halka Açık Kısım (Diğer) | 39.377 | %20,56 |
| Genel Toplam | 191.447 | %100,00 |
Akçansa’nın sermaye yapısında imtiyazlı pay (hisse) bulunmamaktadır. Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul toplantılarında her payın eşit bir oy hakkı vardır ve oyda imtiyaz uygulaması yoktur.
Mevcut raporlara ve kurumsal yönetim beyanlarına göre, Akçansa’da yönetim ile yatırımcılar veya menfaat sahipleri arasında öne çıkan bir çıkar çatışması riski veya yaşanmış bir olay bulunmamaktadır. Şirket, bu riski yönetmek için güçlü kurumsal yönetişim ve etik kurallar işletmektedir:
- Vaka Bulunmaması: 2025 yılı faaliyet döneminde şirket içerisinde çıkar çatışması, rüşvet, yolsuzluk veya ayrımcılık gibi konulara ilişkin herhangi bir etik ihlal kaydı oluşmamıştır. SPK Kurumsal Yönetim İlkeleri kapsamındaki zorunlu olmayan ilkelere tam uyum sağlanamayan bazı durumlarda dahi, şirket ile menfaat sahipleri arasında herhangi bir çıkar çatışması yaşanmadığı beyan edilmiştir.
- Kurumsal Yönetim Mekanizmaları: Şirket, menfaat sahipleri arasındaki olası çıkar çatışmalarını dengeli bir şekilde ele almayı kurumsal politikası olarak belirlemiştir. Yönetim Kurulu üyelerinin, şirket dışındaki görevlerinde çıkar çatışmasına yol açacak işlemlerden kaçınmalarına azami özen gösterilmektedir. Ayrıca Şirket’in hizmet aldığı danışmanlık veya derecelendirme gibi kuruluşlarla da herhangi bir çıkar çatışması bulunmadığı teyit edilmiştir.
- İlişkili Taraf (Hakim Ortak) İşlemleri: Şirketin, hakim ortakları olan Sabancı Holding ve Heidelberg Materials Grubu ile yaptığı yaygın ve süreklilik arz eden işlemlerin (örneğin klinker veya çimento satışı), tamamen piyasa koşullarına ve emsallerine uygun (kol mesafesi prensibiyle) gerçekleştirildiği, şirketin bu grup yapısına dahil olmasından ötürü uğradığı herhangi bir kayıp veya yönetimsel yönlendirme istismarı bulunmadığı Bağlılık Raporu ile güvence altına alınmıştır.
Sonuç olarak, gerek şeffaf raporlama prensipleri gerekse bağımsız denetim mekanizmaları sayesinde yönetim ile (küçük veya büyük) yatırımcılar arasında çıkar çatışması riski minimize edilmiş durumdadır.
4) Yönetim Ekibi ve İnsan Kaynağı
Şirketin Yönetim Kurulu ve Özgeçmişleri
Akçansa’nın Yönetim Kurulu, 1 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olan atamalar ve görev dağılımı ile birlikte toplam altı üyeden oluşmaktadır. Kurul üyeleri ve özgeçmişleri şöyledir:
- Umut Zenar (Yönetim Kurulu Başkanı): Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olup aynı üniversitede Executive MBA yapmıştır. 2004 yılında Sabancı Topluluğu’na katılan Zenar, Akçansa’da çeşitli üst düzey görevlerin ardından 2018-2020 yılları arasında Akçansa CEO’su, 2020-2025 yılları arasında ise Çimsa CEO’su olarak görev yapmıştır. 1 Ocak 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı olarak atanmış ve aynı tarihte Akçansa Yönetim Kurulu Başkanı olmuştur.
- Hakan Gürdal (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı): Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği ve İstanbul Üniversitesi Uluslararası İşletme (Yüksek Lisans) mezunudur. 1992 yılında Çanakkale Çimento’da işe başlamış, 2008-2014 yılları arasında Akçansa Genel Müdürü, ardından Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı olmuştur. 2016’dan bu yana Heidelberg Materials Grubu Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi üyesidir.
- Burak Orhun (Yönetim Kurulu Üyesi): Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi lisansının ardından ABD’de Finans ve İşletme (Wharton) alanlarında yüksek lisans yapmıştır. Mercedes Benz, Thomson Corp, CapitalOne ve Oyak Grubu’nda yöneticilik yapmış, 2018’de Sabancı Topluluğu’na katılarak Grup Başkanlıkları üstlenmiştir. 1 Ocak 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olmuştur.
- René Aldach (Yönetim Kurulu Üyesi): Westfälische Wilhelms-Universität İşletme mezunudur. 2004 yılında Heidelberg Materials’a katılmış, Avustralya operasyonlarında CFO’luk yapmış ve Eylül 2021 itibarıyla Heidelberg Materials’ın küresel CFO’su olmuştur.
- Bülent Bozdoğan (Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi): ODTÜ İş İdaresi Bölümü mezunudur. Kariyerine PwC’de başlamış, Unilever, Brisa ve KordSA Global’de (CFO) yöneticilik yapmıştır. 2009-2017 arası Sabancı Holding Baş Denetim Yöneticisi olarak görev almış, halihazırda çeşitli şirketlerde bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapmaktadır.
- Ali Aynacı (Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi): Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunudur. 1975-1986 arası Sabancı Holding’de, 1986-1991 arası Çanakkale Çimento GM olarak çalışmış, ardından çeşitli dış ticaret ve liman şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapmıştır.
Yönetim Kurulu Dışındaki Üst Düzey Yöneticiler ve Özgeçmişleri
Şirkette 1 Aralık 2022’den beri Genel Müdür (CEO) olarak görev yapan Vecih Yılmaz, 31 Aralık 2025 itibarıyla görevinden ayrılmıştır ve raporlama dönemi sonu itibarıyla yeni bir atama yapılmamıştır. Halihazırda görevde olan İcra Komitesi üyeleri şunlardır:
- Ülgen Eryürek Aslan (İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı): Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi lisans ve Marmara Üniversitesi Finans/Muhasebe yüksek lisans mezunudur. 2004 yılında Akçansa’ya katılmış, finans ve strateji alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinin ardından Aralık 2023’te mevcut pozisyonuna atanmıştır.
- Thomas Gerstenhauer (Finans Genel Müdür Yardımcısı / CFO): Avrupa İşletme Yönetimi alanında lisans ve Executive MBA derecelerine sahiptir. Londra, New York ve Almanya’da bankacılık/finans yöneticiliği yapmış, 2014’te Heidelberg Materials’a katılmıştır. Kasım 2024’te Akçansa CFO’su olmuştur.
- Ömer Sinan Genç (İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı): Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği (Lisans) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kimya Mühendisliği (Yüksek Lisans) mezunudur. 2007’den beri şirkette üretim ve fabrika müdürlükleri yapmış, Ocak 2025’te mevcut görevine atanmıştır.
- İlker Koç (Hazır Beton, Agrega Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı): ODTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu olup Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA yapmıştır. 1998’de Akçansa’ya katılmış, Almanya’daki HeidelbergCement Teknoloji Merkezi dahil çeşitli Ar-Ge ve kalite görevlerinden sonra Aralık 2021’de bu göreve gelmiştir.
- Sinan İnaç (Satın Alma, Lojistik ve Uluslararası Ticaret Genel Müdür Yardımcısı): Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme mezunudur. 2003-2019 arası Çimentaş’ta çalışmış, 2019’da strateji müdürü olarak Akçansa’ya katılmış ve Aralık 2021’de GMY olmuştur.
- Akın Hasbay (Çimento Satış ve Pazarlama Direktörü): Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunudur. 2003’te Akçansa’ya katılmış, satış ve pazarlama kademelerinde yükselmiş, kısa bir Oyak Çimento deneyiminin ardından 2019’da geri dönmüş ve Haziran 2024’te Direktör olarak atanmıştır.
Üst Düzey Yöneticilere Sağlanan Ücret ve Diğer Faydalar
Akçansa’da üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulu üyelerinin hakları net bir Ücret Politikası’na dayanmaktadır:
- Yönetim Kurulu Ücretleri: 18 Mart 2025 tarihli Genel Kurul kararı uyarınca, sadece Bağımsız Yönetim Kurulu Üyelerine aylık brüt 135 Bin TL ödenmektedir. Diğer yönetim kurulu üyelerine sabit bir ücret ödenmemektedir. Ancak bağımsız üyeler haricindeki yönetim kurulu üyelerine ikramiye veya prim ödenebilmektedir. Yıl içinde kurula hiçbir şekilde borç veya kredi verilmemiştir.
- Üst Yönetim Ücret ve Yan Hakları: 2025 yılı boyunca İcra Komitesi ve üst yönetim kadrosuna toplam 112.051 Bin TL kısa vadeli fayda (maaş, prim vb.), 1.918 Bin TL işten ayrılma sonrası fayda ve 7.079 Bin TL diğer uzun vadeli faydalar olmak üzere toplam 121.048 Bin TL kazanç sağlanmıştır. Ayrıca şirket tarafından 5.009 Bin TL SGK işveren payı ödenmiştir.
- Performansa Dayalı Teşvikler (Primler): Üst yönetimin (Genel Müdür ve İcra Kurulu üyeleri) performans ve prim değerlendirme sisteminde yer alan kurumsal “scorecard”ın yaklaşık %20’si sürdürülebilirlik hedeflerinden (CO₂ emisyon azaltımı, alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği ve İş Sağlığı ve Güvenliği) oluşmaktadır. İcra Kurulu üyeleri ve Genel Müdür, bu hedeflerin gerçekleşme oranına göre performansa bağlı ciddi prim teşvikleri almaktadır. Hak edilen bu ücretler performansa ve piyasa koşullarına göre adil ve rekabetçi bir biçimde belirlenmektedir.
5) Bağlı Ortaklıklar ve İştirakler
Akçansa’nın Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli iştirakleri (finansal yatırımları) bulunmakta olup, şirketin sermayesine doğrudan katılım oranının %5’i aştığı herhangi bir karşılıklı iştirak ilişkisi bulunmamaktadır. Şirketin “uzun vadeli finansal yatırımlar” kalemi altında raporladığı iştirakleri, ağırlıklı olarak çimento sektörü ile liman işletmeciliği ve denizcilik hizmetleri (römorkaj, nakliyecilik, kılavuzluk) alanlarında yoğunlaşmıştır.
31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla şirketin iştirakleri ve bu şirketlerdeki pay oranları şunlardır:
- Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş.: Çimento sektöründe faaliyet gösteren şirkette Akçansa’nın pay oranı %8,98’dir.
- Arpaş Ambarlı Römorkaj ve Pilotaj Tic. A.Ş.: Liman ve denizcilik hizmetleri alanındaki bu iştirakte pay oranı %16’dır.
- Ambarlı Kılavuzluk A.Ş.: Şirketin pay oranı %16’dır.
- Liman İşletmeleri ve Nakliyecilik San. ve Tic. A.Ş.: Şirketin pay oranı %15’tir.
- Altaş Ambarlı Liman Tes. A.Ş.: Şirketin pay oranı %14’tür.
Şirketin raporlama kapsamına alınması gereken, konsolide edilmeyen bir bağlı ortaklığı veya iş ortaklığı bulunmamaktadır.
İştirak statüsünde olan bu şirketlerin gerçeğe uygun değerlerinin finansal tablolara yansıtılmasında farklı değerleme yöntemleri kullanılmaktadır. Borsa İstanbul’da işlem gören Çimsa’nın gerçeğe uygun değeri, bilanço tarihindeki BİST’te bekleyen en iyi alış fiyatı ile tespit edilmektedir. Borsada işlem görmeyen diğer liman ve denizcilik iştirakleri olan Arpaş, Ambarlı Kılavuzluk, Altaş ve Liman İşletmeleri için ise işletmenin tahmini toplam değerinden faaliyetleri finanse etmek için kullanılan borçların piyasa değerinin düşülmesine dayanan İndirgenmiş Nakit Akımı (İNA) yöntemi uygulanmaktadır.
6) İlişkili Taraf İşlemleri
Akçansa’nın ilişkili taraf işlemleri, şirketi ortak kontrol eden Sabancı Holding ve Heidelberg Materials ile bu gruplara bağlı şirketler etrafında şekillenmektedir.
İlişkili Taraf Yoğunluğu:
Şirketin ilişkili taraf işlemlerinde özellikle ihracat (satış) kanalları ile enerji tedariki konularında ciddi bir yoğunlaşma göze çarpmaktadır:
- Satış Yoğunluğu: Şirket, yurt dışı satışlarında Heidelberg Materials (HM) Trading grubunu (özellikle HC Trading Americas LLC ve HM Trading GMBH) yoğun olarak kullanmaktadır. Bu şirketlere yapılan yaygın ve süreklilik arz eden çimento ve klinker satışları, 2025 yılındaki toplam net satışların %10’unu aşmış ve 2026 yılında da bu oranı geçmesi öngörüldüğü için mevzuat gereği Yönetim Kurulu tarafından özel bir “İlişkili Taraf İşlemleri Raporu” hazırlanmıştır. Ayrıca iştiraklerden Çimsa’ya da 616 milyon TL’yi aşan satış yapılmıştır.
- Alım Yoğunluğu: Çimento üretim maliyetlerinin çok önemli bir kısmını oluşturan elektrik giderleri, bir ilişkili taraf olan Enerjisa Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.’den karşılanmaktadır. Sadece bu firmadan 2025 yılında yapılan elektrik enerjisi alımı 1,15 milyar TL’yi aşmıştır. Bunu Enerjisa Enerji A.Ş. (226 milyon TL) ve Aksigorta (148 milyon TL) gibi diğer Sabancı Topluluğu şirketlerinden yapılan alımlar izlemektedir.
- Alacak ve Borç Bakiyeleri: 2025 sonu itibarıyla şirketin ilişkili taraflardan 149,4 milyon TL ticari alacağı (bunun yaklaşık 139,7 milyon TL’si HM Trading Americas LLC’dendir) ve çeşitli grup şirketlerine 44,7 milyon TL tutarında ticari borcu bulunmaktadır.
Şirket Çıkarına Aykırı İşlem veya Riskler:
Yayınlanan bağımsız denetim raporları ve kurumsal beyanlara göre, şirketin çıkarına aykırı olabilecek, azınlık ortakları zarara uğratacak bir ilişkili taraf işlemi veya tespit edilmiş bir risk bulunmamaktadır:
- TTK kapsamında hazırlanan “Bağlılık Raporu” sonuçlarına göre; Akçansa’nın Sabancı Holding, Heidelberg Materials ve bunlara bağlı ortaklıklarla yaptığı tüm yaygın ve süreklilik arz eden mal alış-satış işlemleri tamamen emsallerine ve piyasa koşullarına uygun olarak gerçekleştirilmiştir.
- Yönetim Kurulu beyanında; 2025 yılı içinde hakim şirketlerin yönlendirmesiyle, sadece hakim şirketin veya ona bağlı bir şirketin yararına yapılan herhangi bir hukuki işlem olmadığı, şirketin alması gereken bir önlemi almaktan kaçınmadığı vurgulanmıştır.
- Şirketin söz konusu grup yapısına dahil olmasından ve ilişkili taraf işlemlerinden dolayı uğradığı herhangi bir kayıp bulunmadığı resmi olarak bildirilmiştir.
- Toplam satışların %10’unu aşan HM Trading işlemlerinin incelendiği özel raporda da, bu yüksek hacimli ihracat işlemlerinin fiyat belirleme yöntemlerinin piyasa koşullarına uygun (kol mesafesi prensibiyle) yapıldığı teyit edilmiştir. Aynı yaklaşımın 2026 yılındaki planlanan bütçe çerçevesinde de emsallere uygun şekilde devam edeceği belirtilmiştir.
7) Rekabet Avantajı ve SWOT Analizi
Akçansa’nın sahip olduğu rekabet avantajları ve karşı karşıya olduğu riskleri temel alan detaylı SWOT analizi aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Güçlü Yönler (Strengths) / Rekabet Avantajları | Zayıf Yönler (Weaknesses) |
|---|---|
| Küresel Ortaklık Yapısı: Sabancı Holding ve Heidelberg Materials gibi iki büyük gücün eşit ortaklığına (%39,72) sahip olması. Sürdürülebilirlik Liderliği: LSEG (Refinitiv) değerlendirmesinde 89 puanla dünyadaki 135 yapı malzemesi şirketi arasında 1. sırada yer alması, CDP Küresel A Listesi’ne girmesi ve Sustainalytics Düşük Karbon Lideri unvanı. Güçlü İhracat ve Lojistik Ağı: Ambarlı ve Çanakkale gibi kendi limanlarına sahip olması. ABD başta olmak üzere İtalya ve çeşitli Avrupa ülkelerine yönelik güçlü ihracat kapasitesi. Operasyonel ve Finansal Disiplin: 28 yıllık kesintisiz temettü ödeme geçmişi ve disiplinli maliyet yönetimi ile %22 seviyesine ulaşan alternatif yakıt kullanım oranı. Sürdürülebilir Ürün Çeşitliliği: Toplam gelirlerin %21,7’sini oluşturan düşük karbonlu ActionCem ve DuoCem gibi yenilikçi ürünler. | Finansal Daralma: 2025 yılında yurt içi talepteki daralma ve enflasyon kaynaklı fiyat-maliyet baskıları nedeniyle net kârın %66,8 oranında azalarak 726,2 milyon TL’ye, net satışların ise %13 düşüşle 24,6 milyar TL’ye gerilemesi. Yüksek Karbon Ayak İzi: Çimento sektörünün doğası gereği faaliyetlerinin yüksek karbon emisyonuna neden olması ve bu durumun potansiyel çalışanlar ile toplum nezdinde itibar riskleri barındırması. İç Pazara Duyarlılık: Yurt içi inşaat sektöründeki durgunluğun toplam satış hacimlerinde daralmaya (özellikle hazır beton ve yurt içi çimento satışlarında) neden olması. |
| Fırsatlar (Opportunities) | Tehditler (Threats) / Riskler |
| Düşük Karbon Ekonomisine Geçiş: Türkiye’de kurulması planlanan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında, emisyonlarını sektör ortalamasının altında tutarak finansal fayda sağlama ve rakiplerine karşı avantaj elde etme potansiyeli. Alternatif Yakıt ve Ham Madde Kullanımı: Döngüsel ekonomi kapsamında atıklardan türetilmiş yakıtlar (RDF, SRF), biyokütle ve atık lastik kullanımının artırılmasıyla fosil yakıtlara bağımlılığın ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi. Yeşil Ürün Talebindeki Artış: Karbon ayak izi düşük ve yeşil bina sertifikasyonlarıyla uyumlu çimento/beton ürünlerine yönelik artan müşteri talebi. Dijitalleşme: Yapay zeka tabanlı üretim süreçleri, veri gölleri ve ileri analitik kullanımı ile operasyonel verimliliğin artırılması. | Fiziksel İklim Riskleri: Aşırı hava olaylarına bağlı sel ve taşkınlar, Çanakkale tesisi başta olmak üzere üretimde kesintilere yol açabilecek su stresi (kuraklık) ve Ege/Marmara bölgelerindeki orman yangınları. Regülasyon ve Uyum Riskleri: Karbon vergileri, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve yeni çevresel mevzuatlara uyum zorunluluğunun getireceği ilave maliyetler. Yüksek Teknoloji Yatırım Maliyetleri: Karbonsuzlaşma için gereken yeni teknolojilerin (ör. karbon yakalama) yüksek yatırım (CapEx) gerektirmesi ve beklenen performansın alınamaması riski. Ham Madde ve Enerji Fiyat Dalgalanmaları: Doğal kaynakların (kalker, kil vb.) tükenmesi ile kömür, petrokok, elektrik ve alternatif yakıtların tedarik ve fiyatlarındaki aşırı oynaklık. |
Şirketin Rekabet Avantajları (Güçlü Yönleri) Hakkında Detaylar:
Akçansa’nın en büyük rekabet avantajlarından biri kendi liman altyapısına (Ambarlı ve Çanakkale limanları) sahip olmasıdır. Bu lojistik güç, iç pazardaki daralma dönemlerinde şirketin hızlıca rotasını yurt dışına çevirmesine olanak tanımış; nitekim 2025 yılında yurt içi piyasadaki zayıflığa rağmen ABD liderliğindeki güçlü ihracat stratejisiyle satışlar desteklenmiştir. Bunun yanı sıra şirket, ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) alanında küresel bir lider konumundadır. LSEG verilerine göre dünyadaki 135 yapı malzemesi şirketi arasında 1. sırada yer alması ve CDP Küresel A Listesi’ne girmesi, rakiplerine kıyasla sürdürülebilirliğe ne kadar hızlı adapte olduğunu göstermektedir. Üretim maliyetlerini düşürmek ve karbon ayak izini azaltmak için alternatif yakıt kullanım oranını %22 seviyesine çıkarması çok önemli bir maliyet ve sürdürülebilirlik avantajı yaratmaktadır.
Şirketin Karşı Karşıya Olduğu Başlıca Riskler (Tehditler):
- Fiziksel İklim Riskleri: İklim değişikliğinin getirdiği en büyük riskler; ani sel ve taşkınlar, Çanakkale fabrikası başta olmak üzere tesislerin soğutma ve proses suyu ihtiyacını tehdit eden su stresi (kuraklık) ve lojistik hatları ile tesisleri doğrudan etkileyebilecek orman yangınlarıdır. Tesislerin yaklaşık %20’si yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde bulunmaktadır.
- Geçiş ve Pazar Riskleri (Piyasa/Regülasyon): Küresel ölçekte düşük karbon ekonomisine geçiş hızlandıkça karbon emisyonlarına yönelik yasal düzenlemeler (karbon fiyatlandırması ve vergiler) şirket için ciddi bir maliyet riski oluşturmaktadır. Çimento endüstrisinin karbonsuzlaşması için ihtiyaç duyulan yeni teknolojilere yapılacak yüksek yatırım maliyetleri teknolojik bir risk yaratmaktadır. Ayrıca, üretim için hayati önem taşıyan enerji (kömür, petrokok, elektrik) ve alternatif ham madde tedarik fiyatlarındaki dalgalanmalar kârlılığı doğrudan tehdit edebilmektedir.
- Finansal Etkiler: 2025 yılı verileri, enflasyonist baskılar ve yurt içi talepteki daralmanın şirketin kârlılığını (net kârda %66,8 düşüş) ve ciro büyümesini olumsuz etkileyen çok somut bir makroekonomik risk unsuru olduğunu kanıtlamıştır.
8) Gelecek Beklentileri ve Yatırımlar
Akçansa’nın stratejik hedefleri, yatırımları, kapasite artış planları ve geleceğe dönük beklentileri; “Türkiye’nin en yüksek paydaş değerine sahip sürdürülebilir yapı malzemeleri şirketi olmak” vizyonu ve 2050 Net Sıfır hedefi etrafında şekillenmektedir. Şirket yönetiminin rehberliği ve planlamaları ışığında geleceğe dönük tablo şu şekildedir:
2026 Yılı Görünümü ve Yönetsel Rehberlik (Guidance)
Şirket yönetimi, 2025 yılının son çeyreği itibarıyla yayımladığı beklentilerinde, dalgalı ve zorlu piyasa koşullarının devam edeceğini öngörmekte ve stratejisini şu temeller üzerine kurmaktadır:
- İhtiyatlı Sermaye Tahsisi: Güçlü bilançodan yararlanılarak, odaklanmış ve seçici bir yatırım yaklaşımıyla sermaye tahsisi konusunda ihtiyatlı davranılmaya devam edilecektir.
- Maliyet ve İşletme Sermayesi Disiplini: Zorlu piyasa koşullarının (iç talepteki daralma ve enflasyonist baskılar) sürmesi beklendiğinden, disiplinli maliyet yönetimi en önemli öncelik olmaya devam edecektir. Ayrıca, 2025’te %10,7 seviyesine kadar iyileştirilen sınıfının en iyisi ticari işletme sermayesi yönetiminin sürdürülmesi hedeflenmektedir.
- Tam Kapasite ve Risk Yönetimi: Şirket, sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığıyla desteklenen tam kapasite üretim ve satış stratejisine devam etmeyi; aynı zamanda finansal dayanıklılığı korumak adına sıkı ticari risk yönetimi uygulamayı planlamaktadır.
CAPEX (Sermaye Harcamaları) ve Gerçekleşen Yatırımlar
- Akçansa, 2025 yılında maddi ve maddi olmayan duran varlıklar kapsamında toplam 2.049.603 bin TL (yaklaşık 2,05 milyar TL) yatırım harcaması (CAPEX) gerçekleştirmiştir.
- Bu toplam harcamanın 372 milyon TL’lik kısmı doğrudan çevre ve iklim yatırımlarına (enerji verimliliği, alternatif kaynak kapasitesinin artırılması, tozsuzlaştırma vb.) ayrılmıştır.
- Ayrıca şirket, düşük karbonlu üretim ve ürün geliştirme Ar-Ge faaliyetleri için 2025’te yaklaşık 49,9 milyon TL bütçe ayırmış olup, önümüzdeki 5 yıl boyunca bu yatırım oranını korumayı hedeflemektedir.
Kapasite Artışları, Devam Eden ve Planlanan Yatırımlar
Akçansa, önümüzdeki yıllarda maliyetlerini düşürecek ve verimliliğini artıracak şu yatırımlara odaklanmıştır:
- Liman Kapasitesi Artışı (Çanakkale): Çanakkale Limanı’ndaki operasyonel verimliliği ve ihracat kapasitesini artırmak amacıyla, halihazırda kullanılan 10.000 ton/gün kapasiteli yükleyici, 15.000 ton/gün çimento ve klinker yükleme kapasitesine sahip yeni bir gemi yükleyici ile değiştirilmektedir. Yaklaşık 177,5 milyon TL bütçeli bu yatırımın 2026 yılı içinde tamamlanması planlanmaktadır.
- Alternatif Yakıt (ATY) Tesisi: Fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için Akademi Çevre ile 10 yıllık stratejik bir iş birliği yapılmış ve yıllık 60.000 ton kapasiteli Atıktan Türetilmiş Yakıt (ATY) hazırlama tesisi kurularak Ekim 2025’te devreye alınmıştır. Bu yatırımla yıllık 130 bin ton CO2 tasarrufu hedeflenmektedir.
- Enerji Verimliliği ve Modernizasyon (2025-2026): Bu dönemde klinker soğutma üniteleri, öğütme sistemleri, yakıt besleme hatları, fan/motor sistemleri ve atık ısı geri kazanımı altyapısında kapsamlı iyileştirme projeleri devreye alınmaktadır.
- Kalsine Kil ve Uçucu Kül Yatırımları: Alternatif ham madde kapasitesini artırmak için Çanakkale ve Büyükçekmece fabrikalarında uçucu kül kullanımını destekleyecek yeni silo ve besleme sistemleri tamamlanmıştır. Ayrıca Ladik fabrikasında devreye alınan kalsine kil projesi ile yılda ilave 20.000 ton CO2 tasarrufu sağlanması planlanmaktadır.
Uzun Vadeli Stratejik ve Sürdürülebilirlik Hedefleri (2030)
Şirketin büyüme ve operasyonel vizyonu, 2030 yılı için somut KPI’lara (Temel Performans Göstergeleri) bağlanmıştır:
- Alternatif Yakıt Oranı: 2025 yılında %21,9 olan alternatif yakıt kullanım oranını 2030’a kadar %35’e çıkarmak.
- Klinker Kullanım Oranı: 2025’te %83,7 olan klinker oranını (çimento içindeki karbon yoğun madde) 2030’a kadar %75’e düşürmek.
- Sürdürülebilir Ürün Payı: Sürdürülebilir çimento (GreenForCement vb.) satışlarının toplam çimento satışları içindeki oranını %75 seviyesine taşımak.
- Emisyon ve Su: Kapsam 1 CO2 emisyon yoğunluğunu ton başına 585 net ton CO2e seviyesine indirmek ve su çekim yoğunluğunu 2022 baz yılına göre %20 azaltmak.
- ESG Yatırımları: ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) yatırımlarının toplam yatırımlar içerisindeki payını 2030 yılına kadar %50 seviyesine çıkarmak.
9) Finansal Performans
Bu bölüm, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Bundan sonra “Şirket” olarak anılacaktır) 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarının, TMS 29 “Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama” standartları kapsamında düzeltilmiş veriler ışığında hazırlanan analizini içermektedir.
9.1 Giriş
Akçansa’nın 2025 yılı finansal performansı, yüksek enflasyon düzeltmelerinin etkisiyle bir önceki yıla göre daralma sinyalleri vermektedir. Şirket, zorlu makroekonomik koşullara rağmen net nakit pozisyonunu korumayı başarmış olsa da, operasyonel karlılık ve net kar seviyelerinde belirgin bir geri çekilme yaşanmıştır. 2025 yılında hasılat %13,0 oranında azalırken, net dönem karı %66,8 gibi sert bir düşüşle 726,2 milyon TL seviyesine gerilemiştir.
Kritik 5 Bulgu:
- Hasılat Daralması: Satın alma gücü paritesine göre düzenlenen hasılatın 28,3 milyar TL’den 24,6 milyar TL’ye düşmesi, reel talepteki daralmaya işaret etmektedir.
- Güçlü Nakit Akışı Kalitesi: Net karda yaşanan düşüşe rağmen, işletme faaliyetlerinden elde edilen nakit akışının (3,14 milyar TL) net karın yaklaşık 4,3 katı olması, nakit üretim kapasitesinin hala çok güçlü olduğunu kanıtlamaktadır.
- Net Nakit Pozisyonu: Şirket’in kasasındaki 6,03 milyar TL nakit varlığı, 4,01 milyar TL’lik kısa vadeli kredilerini rahatlıkla karşılamaktadır.
- Ertelenmiş Vergi Baskısı: 2025 yılında tahakkuk eden 509,3 milyon TL’lik ertelenmiş vergi gideri, net kar üzerindeki en önemli baskı unsurlarından biri olmuştur.
- Stok Yönetimi: Stokların %19,9 oranında azalması (2,7 milyar TL’den 2,17 milyar TL’ye), Şirket’in işletme sermayesini optimize etme çabasını göstermektedir.
9.2 Bilanço Analizi
9.2.1 Varlık Yapısı
Şirketin toplam varlıkları 36,4 milyar TL seviyesinde olup, bir önceki yıla göre reel anlamda %0,9 oranında hafif bir küçülme kaydetmiştir.
| Varlık Grubu | 31 Aralık 2025 (Bin TL) | Dağılım (%) | 31 Aralık 2024 (Bin TL) | Dağılım (%) |
| Dönen Varlıklar | 13.740.960 | %37,7 | 13.826.601 | %37,6 |
| Duran Varlıklar | 22.698.517 | %62,3 | 22.958.318 | %62,4 |
| Toplam Varlıklar | 36.439.477 | %100,0 | 36.784.919 | %100,0 |
- Varlık Dağılımı: Akçansa, sermaye yoğun bir sektörde faaliyet göstermesi sebebiyle duran varlık ağırlıklı (%62,3) bir yapıya sahiptir.
- Maddi Duran Varlıklar: 13 milyar TL tutarındaki maddi duran varlıklar, toplam varlıkların %35,7’sini oluşturmaktadır.
- Varlık Kalitesi: Şirket’in 3,31 milyar TL tutarındaki şerefiyesi (toplam varlıkların %9,1’i), geçmiş satın almalardan (Ladik ve Beykoz tesisleri) kaynaklanmaktadır. Bağımsız denetim raporuna göre bu şerefiyede bir değer düşüklüğü tespit edilmemiştir. Şüpheli alacak karşılığı 41,8 milyon TL olup, toplam ticari alacaklara oranı %0,85 gibi oldukça düşük ve güvenli bir seviyededir.
9.2.2 Yükümlülük ve Özkaynak Yapısı
Şirket, finansmanını büyük ölçüde özkaynakları ile sağlamaktadır. Toplam kaynakların %68,7’si özkaynaklardan oluşmaktadır.
| Kaynak Grubu | 31 Aralık 2025 (Bin TL) | Dağılım (%) | 31 Aralık 2024 (Bin TL) | Dağılım (%) |
| Kısa Vadeli Yükümlülükler | 9.247.853 | %25,4 | 8.477.791 | %23,1 |
| Uzun Vadeli Yükümlülükler | 2.151.022 | %5,9 | 1.402.590 | %3,8 |
| Özkaynaklar | 25.040.602 | %68,7 | 26.904.538 | %73,1 |
| Toplam Kaynaklar | 36.439.477 | %100,0 | 36.784.919 | %100,0 |
- Borç Vadesi: Toplam yükümlülüklerin %81,1’i kısa vadelidir. Bu durum, işletme sermayesi yönetimi açısından bir baskı unsuru gibi görünse de, güçlü nakit pozisyonu bu riski bertaraf etmektedir.
- Yenileme Riski: Kısa vadeli borçlanmalar 2,9 milyar TL’den 4,18 milyar TL’ye yükselmiştir. Ancak bu borçların tamamı TL cinsinden olup kur riski taşımamaktadır.
- Faiz Karşılama Oranı: Faiz Karşılama Oranı = Finansman Gideri Öncesi Faaliyet Karı / Finansman Giderleri = 1.699.054 / 1.380.975 = 1,23. Oranın 1,0’in üzerinde olması Şirket’in faiz yükümlülüklerini faaliyet kârı ile karşılayabildiğini gösterse de, güvenlik marjının daraldığı söylenebilir.
9.2.3 Likidite Oranları
Likidite analizi, Şirket’in kısa vadeli borç ödeme gücünün “sağlıklı” sınırlarda kaldığını göstermektedir.
| Oran | Formül | 31 Aralık 2025 | Genel Kabul Değer | Yorum |
| Cari Oran | Dönen Varlıklar / KVB | 1,486 | 1,50 – 2,00 | Sınırda, ancak kabul edilebilir. |
| Asit-Test Oranı | (Dönen V. – Stoklar) / KVB | 1,251 | > 1,00 | Oldukça güçlü. |
| Nakit Oranı | Nakit / KVB | 0,652 | > 0,20 | Çok güçlü, yüksek likidite tamponu. |
9.2.4 Kaldıraç Oranları
- Borç/Özkaynak Oranı: 11.398.875 / 25.040.602 = 0,455. Şirket her 1 TL’lik özkaynağına karşılık 0,45 TL borç taşımaktadır. Kaldıraç seviyesi düşüktür.
- Toplam Borç/Varlık Oranı: 11.398.875 / 36.439.477 = 0,313. Varlıkların sadece %31’i yabancı kaynakla finanse edilmektedir.
- Net Borç Hesabı:
- Finansal Borçlar (Krediler + Kiralama): 4.011.313 + 923.582 = 4.934.895 TL.
- Nakit ve Benzerleri: 6.036.362 TL.
- Net Nakit: 1.101.467 TL.
- Akçansa, finansal borçlarından daha fazla nakde sahiptir. Bu durum “Net Nakit” pozisyonu olarak adlandırılır ve finansal sağlamlığın en güçlü işaretidir.
9.3 Gelir Tablosu Analizi
9.3.1 Gelir Kalitesi ve Büyüme
Şirket’in hasılatı, enflasyon düzeltmesi sonrası reel olarak gerilemiştir.
| (Bin TL) | 2025 | 2024 | Değişim (%) |
| Hasılat | 24.608.535 | 28.291.245 | -%13,0 |
| Brüt Kar | 3.158.882 | 4.718.860 | -%33,1 |
| Esas Faaliyet Karı | 1.629.270 | 3.278.975 | -%50,3 |
| Net Dönem Karı | 726.200 | 2.189.177 | -%66,8 |
- Hasılat Analizi: Yurtiçi satışlar %18,3 azalırken (22,3 milyar TL’den 18,2 milyar TL’ye), yurtdışı satışlar %4,6 artışla 6,07 milyar TL’ye yükselmiştir. Şirket, yurtiçi talepteki daralmayı ihracatla dengelemeye çalışmaktadır.
- Gelir Sürdürülebilirliği: Satışların maliyetindeki düşüşün (%8,9) hasılattaki düşüşten (%13,0) daha yavaş olması, birim maliyet artışlarının fiyata tam yansıtılamadığını göstermektedir.
9.3.2 Karlılık Marjları
Karlılık marjlarındaki daralma, operasyonel verimliliğin sorgulanmasına neden olmaktadır.
| Metrik | 2025 | 2024 | Değişim (Baz Puan) | Yorum |
| Brüt Kar Marjı | %12,84 | %16,68 | -384 bps | Maliyet baskısı belirgin. |
| Faaliyet Kar Marjı | %6,62 | %11,59 | -497 bps | Gider yönetimi zorlaşmış. |
| Net Kar Marjı | %2,95 | %7,74 | -479 bps | Vergi ve parasal kayıp etkisi. |
| FAVÖK Marjı | %13,82 | %17,62 | -380 bps | Operasyonel nakit üretimi düşmüş. |
- FAVÖK Hesabı: Esas Faaliyet Karı (1.629.270) + Amortisman (1.720.273) + Diğer Faaliyet Gider Neti (12.760) = 3.362.303 TL.
9.3.3 Gider Analizi
- Satışların Maliyeti: Direkt hammadde ve malzeme giderleri 14,8 milyar TL ile toplam üretim maliyetinin %73,5’ini oluşturmaktadır. Elektrik giderleri Enerjisa üzerinden 1,15 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
- Faaliyet Giderleri: Genel yönetim ve pazarlama giderleri toplamda %16,1 artarak 1,54 milyar TL’ye ulaşmıştır. Personel giderlerindeki artış (2,5 milyar TL) bu kalemdeki en büyük etkendir.
- Parasal Kayıp: Enflasyon muhasebesi (TMS 29) nedeniyle 168,8 milyon TL “Net Parasal Pozisyon Kaybı” kaydedilmiştir. Bu durum, Şirket’in parasal varlıklarının parasal yükümlülüklerinden fazla olması (Net Nakit pozisyonu) sebebiyle enflasyon karşısında satın alma gücü kaybettiğini teyit etmektedir.
9.3.4 Karlılık Oranları (ROE – DuPont Analizi)
| DuPont Bileşeni | Formül | 2025 Değeri | 2024 Değeri |
| Net Kar Marjı | Net Kar / Hasılat | 0,0295 | 0,0774 |
| Varlık Devir Hızı | Hasılat / Top. Varlıklar | 0,6753 | 0,7691 |
| Kaldıraç Çarpanı | Top. Varlıklar / Özkaynak | 1,4552 | 1,3672 |
| ROE (Özkaynak Karlılığı) | NKM x VDH x KÇ | %2,90 | %8,14 |
- Analiz: Özkaynak karlılığındaki sert düşüşün temel sebebi net kar marjındaki daralmadır. Varlıkların verimli kullanımı (VDH) da bir miktar gerilemiştir.
9.4 Nakit Akım Tablosu Analizi
9.4.1 Nakit Akım Kalitesi
Akçansa’nın en güçlü olduğu alan nakit akış kalitesidir.
- İşletme Faal. Nakit Akışı / Net Kar: 3.144.576 / 726.200 = 4,33.
- Şirket’in kârı 1 birim iken, faaliyetlerinden ürettiği nakit 4,33 birimdir. Bu durum, net kârdaki düşüşün büyük ölçüde nakit çıkışı gerektirmeyen kalemlerden (ertelenmiş vergi, amortisman, parasal kayıp vb.) kaynaklandığını kanıtlar. Bu, CFA perspektifinden bakıldığında “mükemmel” bir nakit kalitesi göstergesidir.
9.4.2 Üç Nakit Akım Bölümünün Yorumu
| Bölüm | Tutar (Bin TL) | Yorum |
| İşletme Faaliyetleri | 3.144.576 | Güçlü ve sürdürülebilir nakit üretimi. |
| Yatırım Faaliyetleri | (1.975.968) | CapEx harcamaları ve modernizasyon yatırımları devam ediyor. |
| Finansman Faaliyetleri | 358.408 | Yeni kredi kullanımı (4,5M TL) ve temettü ödemesi (1,43M TL) dengelenmiş. |
9.4.3 Serbest Nakit Akımı (Free Cash Flow)
- CapEx (Sermaye Harcamaları): 2.049.603 TL.
- Serbest Nakit Akımı (FCF): İşletme Nakit Akışı – CapEx = 3.144.576 – 2.049.603 = 1.094.973 TL.
- Temettü Ödenebilirliği: Şirket 2025 yılında 1,43 milyar TL temettü ödemiştir. FCF tutarı (1,09 milyar TL) bu temettünün büyük kısmını karşılasa da, geri kalan kısım mevcut nakit rezervlerinden karşılanmıştır.
9.5 Bütünleşik Değerlendirme
9.5.1 Finansal Sağlık Skoru
| Boyut | Puan | Gerekçe |
| Likidite | 9/10 | Çok güçlü nakit oranı ve net nakit pozisyonu. |
| Karlılık | 5/10 | Marjlarda belirgin daralma ve ROE düşüşü. |
| Büyüme | 4/10 | Reel hasılattaki %13’lük küçülme. |
| Borç Yönetimi | 10/10 | Net nakit pozisyonunda olması borç riskini sıfıra yakın kılıyor. |
| Nakit Akımı Kalitesi | 10/10 | Operasyonel nakit akışı net karın çok üzerinde. |
| Genel Puan | 7,6 / 10 | Finansal Sağlık: Güçlü |
9.5.2 Kırmızı Bayraklar 🚩
- Hasılat ve Kar Daralması: Reel büyümenin negatif olması orta vadeli risk unsuru.
- Maliyet Baskısı: Brüt kâr marjının %16,7’den %12,8’e düşmesi.
- Parasal Kayıp: Yüksek likidite tutmanın enflasyonist ortamda yarattığı satın alma gücü kaybı.
9.5.3 Yeşil İşaretler ✅
- Net Nakit Pozisyonu: 1,1 milyar TL net nakit ile finansal şoklara karşı tam koruma.
- Güçlü İhracat: Yurtdışı satışların artma eğiliminde olması (6,1 milyar TL).
- Düşük Kaldıraç: Borçlanma ihtiyacının düşük olması.
9.6 Sonuç Ve Yapılması Gerekenler
Akçansa, 2025 yılını operasyonel olarak daralarak ancak finansal olarak son derece sağlam (sağlıklı likidite ve net nakit) bir şekilde kapatmıştır. Şirket’in kısa vadeli (0-12 ay) finansal görünümü, güçlü likidite tamponu sayesinde “pozitif” değerlendirilmektedir. Ancak, orta vadeli (1-3 yıl) görünüm için karlılık marjlarının toparlanması kritik önemdedir.
Öneriler:
- Gider Optimizasyonu: Personel ve dışarıdan sağlanan hizmet giderlerinde verimlilik artışı sağlanmalı.
- İhracat Odaklılık: İç pazardaki daralma karşısında yüksek marjlı ihracat pazarlarına odaklanılmaya devam edilmeli.
- Enerji Yatırımları: Üretim maliyetlerinin %70’inden fazlasını oluşturan hammadde ve enerji kalemlerinde, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla maliyet avantajı yaratılmalı.
- Enflasyondan Korunma: Atıl nakdin enflasyon karşısında değer kaybetmemesi için daha yüksek getirili finansal araçlarda veya stratejik stoklarda değerlendirilmesi düşünülmelidir.
Takip Edilmesi Gereken Kritik Metrikler:
- Brüt Kâr Marjı (Hedef: >%15)
- FCF Marjı (Hedef: >%5)
- İhracatın Toplam Satışlardaki Payı (Hedef: >%30)
Özetle; Akçansa kârını kağıt üzerinde kaybetmiş görünse de, kasasına giren nakit miktarını yüksek tutarak kriz yönetimi kapasitesinin yüksek olduğunu ispatlamıştır. Finansal yapı, olası bir ekonomik toparlanmada hızla büyüyecek esnekliğe sahiptir.
10) Denetçi Görüşü ve Kritik Denetim Konuları
Akçansa’nın 1 Ocak – 31 Aralık 2025 hesap dönemine ait finansal tabloları ve Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. (Deloitte) tarafından denetlenmiş olup, sorumlu denetçi Volkan Becerik’tir.
Bağımsız denetçi raporunda, Akçansa’nın finansal durumunun, finansal performansının ve nakit akışlarının Türkiye Finansal Raporlama Standartları’na (TFRS) uygun olarak, tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun bir biçimde sunulduğu belirtilerek “olumlu görüş” verilmiştir.
Kritik (Kilit) Denetim Konusu: Şerefiye Değer Düşüklüğü
Denetim sürecinde mesleki muhakemeye göre en çok önem arz eden “Kilit Denetim Konusu”, şerefiye değer düşüklüğü (goodwill impairment) testidir. Bu konunun kritik olarak belirlenmesinin üç temel nedeni bulunmaktadır:
- Önemli Tutar: Şirketin bilançosunda, önceki satın almalardan kaynaklanan 3.308.951 bin TL gibi oldukça yüksek bir tutarda şerefiye bulunması.
- Yönetim Tahminleri ve Varsayımlar: Değer düşüklüğü çalışmalarında şirket yönetiminin önemli tahmin ve varsayımlar kullanması ve bu tahminlerin gelecekteki sektörel ve ekonomik değişimlerden doğrudan etkilenebilecek olması.
- Uzman İhtiyacı: Değer düşüklüğü hesaplamalarının matematiksel doğruluğunun kontrol edilebilmesi için dış değerleme uzmanlarının kullanılmasına ihtiyaç duyulması.
Kritik Denetim Konusuna Yönelik Uygulanan Prosedürler
Denetçi, şerefiye değer düşüklüğü testine ilişkin şu önemli denetim adımlarını uygulamıştır:
- Hesaplamaların kurgusu ve matematiksel doğruluğu test edilmiştir.
- Kullanılan tahminlerin makul olup olmadığı; bağımsız veri kaynakları, piyasa koşulları ve değerleme uzmanları ile birlikte değerlendirilmiştir.
- İleriye dönük nakit akışı ve yatırım harcamaları projeksiyonlarının gerçekleşebilirliği, üst düzey yönetimle görüşülerek analiz edilmiştir.
- Geçmiş yıllarda yapılan beklenti ve projeksiyonların tutarlılığı, cari yıl gerçekleşen finansal sonuçlarla karşılaştırılmıştır.
- Duyarlılık analizlerinin doğruluğu ve finansal tablolarda yapılan şerefiye açıklamalarının TFRS’ye tam uyumluluğu kontrol edilmiştir.
Diğer Hususlar Denetçi raporunun “Diğer Hususlar” bölümünde, Akçansa’nın bir önceki hesap dönemine (2024) ait finansal tablolarının ve faaliyet raporunun başka bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlendiği, söz konusu kurumun da 14 Şubat 2025 tarihinde olumlu görüş bildirdiği not edilmiştir.
11) Hukuki Riskler
Mevcut raporlara göre Akçansa’nın mali durumunu ve faaliyetlerini önemli ölçüde etkileyecek nitelikte kritik bir hukuki problemi veya davası bulunmamaktadır.
Davalara İlişkin Özet ve Ayrılan Karşılıklar: Şirket aleyhine açılmış ve halen devam etmekte olan davalar, ağırlıklı olarak işçiler veya onların aileleri tarafından iş kazaları nedeniyle açılan davalar ile üçüncü kişiler tarafından şirket çalışanlarının iddia edilen dikkatsizlikleri sebebiyle açılan davalardan oluşmaktadır. Şirket, aleyhte sonuçlanma ihtimali olan ve işveren mali mesuliyet sigortası kapsamına girmeyen bu riskli davalar için 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bilançosunda 67.809 bin TL tutarında dava karşılığı ayırmıştır.
Cezalar ve Yaptırımlar: Şirketin karşılaştığı yaptırımlar ve hukuki uyum durumu şu şekildedir:
- Genel Hukuk ve Yönetim: 2025 yılı içerisinde mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle şirket tüzel kişiliği veya yönetim kurulu üyeleri hakkında uygulanmış herhangi bir idari veya adli yaptırım (ceza) bulunmamaktadır.
- Rekabet ve Veri Gizliliği: Şirketin faaliyetlerinde rekabet hukuku, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve uluslararası yaptırımlara ilişkin herhangi bir ihlal vakası veya ceza durumu tespit edilmemiştir.
- Çevre Cezaları: 2025 yılı içerisinde şirkete çevresel performans göstergeleri kapsamında 5 adet çevre cezası kesilmiş olup, bu ihlaller nedeniyle devlete toplam 1.844.523 TL ceza ödemesi gerçekleştirilmiştir.
12) Katalizörler ve Önemli Riskler
Akçansa’nın iş modeli, güçlü bilançosu ve operasyonel esnekliği sayesinde çeşitli büyüme fırsatları barındırırken, makroekonomik ve sektörel dinamiklerden kaynaklanan aşağı yönlü risklere de maruz kalmaktadır. Şirket verilerine ve projeksiyonlarına göre büyümeyi tetikleyebilecek temel unsurlar ve potansiyel aşağı yönlü senaryolar şunlardır:
Büyümeyi Tetikleyebilecek Unsurlar (Yukarı Yönlü Senaryolar)
1. İhracat Gücü ve Pazar Çeşitliliği: İç pazardaki daralmalara karşı şirketin en büyük büyüme ve dengeleme motoru ihracattır. Özellikle ABD, İtalya, Romanya ve Suriye gibi ülkelere yapılan ihracat, kapasite kullanımını maksimize etmektedir. Çanakkale Limanı’nda 2026’da devreye alınacak olan ve günlük yükleme kapasitesini 10.000 tondan 15.000 tona çıkaracak yeni gemi yükleyici yatırımı, ihracat hacmini ve lojistik rekabet gücünü daha da artıracaktır.
2. Sürdürülebilir ve Düşük Karbonlu Ürün Talebi: Piyasada düşük karbonlu ve yeşil bina sertifikasyonlarıyla uyumlu ürünlere (GreenForCement, ActionCem, DuoCem vb.) yönelik talep hızla artmaktadır. 2025 yılında sürdürülebilir ürünlerden elde edilen 5,33 milyar TL’lik gelir, toplam satışların %21,7’sini oluşturmuştur. Bu oranın ve pazar payının artması şirketin kârlılığını yukarı çekecek stratejik bir fırsattır.
3. Alternatif Yakıt ve Ham Madde Kullanımı (Maliyet Avantajı): Çimento sektöründe en büyük maliyet kalemi enerjidir. Akçansa, fosil yakıtlara (kömür, petrokok) olan bağımlılığını azaltmak için biyokütle, atık lastik (Ladik tesisindeki yeni yatırım) ve atıktan türetilmiş yakıt (ATY) kullanımını 2025’te %22 seviyesine çıkarmıştır. Bu oranın 2030’a kadar %35’e çıkarılması hedefi, hem enerji maliyetlerinde ciddi bir düşüş hem de operasyonel kâr marjlarında iyileşme (maliyet avantajı) sağlayacaktır. 2025 yılında alternatif enerji kullanımıyla 19 milyon TL tasarruf edilmiştir.
4. Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Regülasyon Fırsatları: Türkiye’de İklim Kanunu ile kurulması planlanan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında, karbon emisyon yoğunluğu sektör ortalamasının altında olan Akçansa’nın rakiplerine kıyasla avantajlı bir konuma geçmesi ve bu durumdan potansiyel finansal fayda (karbon kredisi ticareti vb.) sağlaması beklenmektedir.
Aşağı Yönlü Senaryolar ve Riskler (Tehditler)
1. İç Talepte Daralma ve Enflasyonist Fiyat/Maliyet Baskısı: 2025 yılı finansalları, sektör daralmasının şirket üzerindeki etkilerini açıkça göstermiştir. Yurt içi talepteki zayıflık ve enflasyon kaynaklı maliyet baskıları nedeniyle 2025 yılında net satışlar %13 düşüşle 24,6 milyar TL’ye, FAVÖK %34 düşüşle 3,33 milyar TL’ye, net kâr ise %66,8 düşüşle 726 milyon TL’ye gerilemiştir. İç pazardaki durgunluğun ve enflasyonist maliyet artışlarının (işçilik, bakım, lojistik) devam etmesi, kâr marjlarını baskılamaya devam edebilecek en temel makroekonomik risktir.
2. Enerji ve Ham Madde Fiyat Şokları: Her ne kadar alternatif yakıt kullanımı artsa da, şirket ithal kömür ve petrokoka yüksek oranda bağımlıdır. Küresel tedarik zinciri dinamikleri veya jeopolitik krizler nedeniyle fosil yakıt, elektrik ve alternatif ham madde fiyatlarında yaşanabilecek ani şoklar, operasyonel harcamalar üzerinde doğrudan bir baskı yaratacaktır.
3. Kur Şoku (Yabancı Para Riski): Şirketin yakıt ithalatı nedeniyle döviz yükümlülükleri bulunmaktadır. 2025 yılı sonu itibarıyla şirketin net döviz pozisyonu 8,45 milyon TL eksidedir. Şirket, ihracat gelirleriyle kur riskini doğal olarak hedge etse de (doğal korunma), kurlarda yaşanabilecek çok sert ve ani yukarı yönlü şoklar (örneğin %20 ve üzeri değer kayıpları), ithal girdi maliyetlerini anında artırarak kârlılığı tehdit edebilir.
4. Fiziksel ve Geçiş İklim Riskleri:
- Su Stresi / Kuraklık: Özellikle yüksek üretim hacmine sahip Çanakkale fabrikası başta olmak üzere, kuraklığa bağlı su kısıtları üretim kesintilerine ve suya erişim maliyetlerinde ciddi artışlara neden olabilir.
- Aşırı Hava Olayları ve Yangınlar: Ege ve Marmara’daki operasyonların orman yangınlarına ve tesislere zarar verebilecek ani sel/taşkın olaylarına maruz kalması, üretim duruşlarına ve bakım CapEx’lerinin artmasına yol açabilir.
- Teknoloji ve Yatırım İhtiyacı: Düşük karbonlu ekonomiye (Net Sıfır) geçiş sürecinde Karbon Yakalama ve Depolama (CCUS) gibi henüz tam olgunlaşmamış teknolojilere yapılması gerekecek yüksek tutarlı sermaye harcamaları finansal bir yük riski barındırmaktadır.
Borçluluk Riski Hakkında Önemli Bir Not: Senaryolarınızda bahsettiğiniz borç riski, Akçansa özelinde şu an için bir aşağı yönlü risk unsuru değildir. Şirket, sıkı işletme sermayesi yönetimi (%10,7 seviyesi) sayesinde güçlü bir nakit akışı üretmektedir. 2025 sonu itibarıyla şirketin net borcu yoktur; aksine kiralama yükümlülükleri hariç 2,02 milyar TL net nakit (artı) pozisyonundadır. Borç/Özsermaye oranı eksi (-) 0,08 seviyesindedir. Bu güçlü bilanço, şirketi kur ve faiz şoklarına karşı sektördeki diğer rakiplerine göre çok daha korunaklı hale getirmektedir.
13) Yatırım Kararı: Artılar ve Eksiler
Bu Şirkete Neden Yatırım Yapılmalı? (Güçlü Yönler ve Fırsatlar)
Akçansa, sektördeki yapısal avantajları, sürdürülebilirlik vizyonu ve finansal disiplini ile öne çıkan bir şirkettir. Yatırım yapmayı cazip kılabilecek temel unsurlar şunlardır:
- Güçlü Ortaklık Yapısı ve Temettü Geleneği: Şirket, Sabancı Holding (%39,72) ve küresel çimento devi Heidelberg Materials (%39,72) gibi iki büyük gücün ortaklığında yönetilmektedir. Bu kurumsal yapı, şirkete hem uluslararası bilgi birikimi (know-how) hem de finansal istikrar sağlamaktadır. Ayrıca Akçansa, yatırımcılarına 28 yıldır kesintisiz temettü ödeyen ve hissedar değerine önem veren bir şirkettir. Son açıklanan verilere göre hisse başına yıllık 7,45 TL (yaklaşık %3,73 verim) temettü dağıtmaktadır.
- İhracat Gücü ve Lojistik Avantajı: Akçansa’nın en büyük rekabet avantajlarından biri, kendisine ait Ambarlı ve Çanakkale limanlarına sahip olmasıdır. İç pazarda inşaat sektörünün daraldığı 2025 yılında, şirket güçlü lojistik altyapısını kullanarak ihracat hacmini %20,3 oranında artırmış ve ABD, İtalya, Romanya gibi ülkelere yaptığı satışlarla iç pazardaki durgunluğu başarılı bir şekilde dengelemiştir.
- Sürdürülebilirlik ve ÇSY (ESG) Liderliği: Şirket, LSEG (Refinitiv) değerlendirmesinde dünyadaki 135 yapı malzemesi şirketi arasında 1. sırada yer almakta ve CDP Küresel İklim A Liderleri listesinde bulunmaktadır. Düşük karbonlu ürünlerin (ActionCem, Ecocrete vb.) toplam satışlar içindeki payı %21,7’ye ulaşmıştır. Bu durum, şirketin gelecekteki katı çevre regülasyonlarına (örneğin Sınırda Karbon Düzenlemesi – SKDM) rakiplerinden çok daha hazırlıklı olduğunu göstermektedir.
- Maliyet Yönetimi ve Güçlü Bilanço: Çimento sektörünün en büyük gideri enerjidir. Akçansa, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için alternatif yakıt kullanım oranını %22’ye çıkarmış ve 2025 yılında bu sayede 19 milyon TL tasarruf sağlamıştır. Ayrıca şirket net borçlu değil, 2,02 milyar TL net nakit pozisyonundadır ve %10,7 gibi oldukça verimli bir işletme sermayesi rasyosuna sahiptir.
Neden Yatırım Yapılmamalı veya Riskler Neler? (Zayıf Yönler ve Tehditler)
Güçlü temellerine rağmen, şirketin kısa ve orta vadeli finansal tablolarında ile sektörel doğasında yatırımcıları düşündürebilecek riskler bulunmaktadır:
- Düşen Kârlılık ve Daralan Marjlar: 2025 yılı şirket için finansal açıdan zorlu geçmiştir. Yurt içi talepteki daralma ve yüksek enflasyon kaynaklı fiyat-maliyet baskıları nedeniyle net satışlar %13 düşüşle 24,6 milyar TL’ye, FAVÖK %34 düşüşle 3,33 milyar TL’ye ve net kâr %66,8 gibi sert bir düşüşle 726,2 milyon TL’ye gerilemiştir.
- Zayıf Finansal Verimlilik Rasyoları ve Değerleme: Kârlılıktaki bu sert düşüş, şirketin getiri rasyolarını zayıflatmıştır. Şirketin Özkaynak Kârlılığı (ROE) %2,80, Yatırılan Sermaye Getirisi (ROIC) ise %3,06 gibi enflasyonun ve risksiz faiz oranlarının çok altında bir seviyededir. Ayrıca hissenin Fiyat/Kazanç (F/K) oranı 52.65 seviyesinde olup, mevcut kâr üretimine kıyasla hissenin piyasada pahalı (primli) fiyatlandığına işaret edebilir.
- İç Pazara ve Makroekonomiye Yüksek Duyarlılık: İhracat gücü destekleyici olsa da, şirket satışlarının hala büyük bir kısmı (%75) yurt içine yapılmaktadır. Türkiye’deki inşaat sektöründeki durgunluk, yüksek faiz oranları ve enflasyonist baskılar devam ettiği sürece şirketin hacimsel büyümesi ve kâr marjları baskı altında kalmaya devam edebilir.
- Yüksek Karbon Ayak İzi ve Regülasyon Maliyetleri: Çimento, doğası gereği yüksek karbon yayan bir sektördür. Türkiye’de kurulacak Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Avrupa’daki sınırda karbon vergileri, sektördeki tüm oyuncular gibi Akçansa için de orta-uzun vadede maliyet artışı (geçiş riski) yaratmaktadır. Şirketin karbonsuzlaşma hedefleri için ciddi teknolojik yatırım (CapEx) yapması gerekecektir.
- Fiziksel İklim ve Enerji Fiyatları Riski: Akçansa’nın fabrikaları aşırı hava olaylarına, özellikle Çanakkale tesisi su stresine (kuraklık) ve Ege/Marmara operasyonları orman yangınlarına karşı hassastır. Ayrıca, ithal kömür ve petrokok ile elektriğe olan yüksek bağımlılık, küresel enerji fiyatlarında veya döviz kurlarında yaşanabilecek şokların doğrudan üretim maliyetlerini artırmasına neden olmaktadır.
Özetle; Akçansa, sıfır borçluluğu, kendi limanlarıyla sağladığı ihracat gücü, yeşil çimento/alternatif yakıt liderliği ve temettü alışkanlığıyla uzun vadeli, defansif ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımcılar için güçlü bir adaydır. Ancak, makroekonomik daralmanın kâr marjlarını ciddi şekilde eritmesi (%66’lık kâr düşüşü), düşük özkaynak kârlılığı (%2,80) ve yüksek çarpanlar (52.65 F/K) nedeniyle, kısa vadeli getiri arayan veya mevcut değerlemeyi yüksek bulan yatırımcılar için risk barındırmaktadır.
14) Ek Hususlar
Şu ana kadar şirketin genel profilini, finansal durumunu, risklerini ve stratejilerini kapsamlı bir şekilde ele aldık. Bunlara ek olarak, şirketin değer yaratma modelini ve sektörel konumunu daha iyi anlamanızı sağlayacak, raporlarda öne çıkan şu önemli detayları da eklemek isterim:
1. İhracat Pazarlarındaki Stratejik Dağılım Daha önce ihracatın gücünden bahsetmiştik ancak pazar dağılımına bakıldığında çok net bir odaklanma göze çarpmaktadır. 2025 yılı son çeyrek verilerine göre Akçansa’nın çimento ihracat portföyünün tam %50’sini ABD pazarı oluşturmaktadır. ABD’yi sırasıyla İtalya (%19), Suriye (%18) ve İspanya (%11) takip etmektedir. Şirketin ABD gibi yüksek standartlı ve kârlı bir pazarda böylesine sağlam bir pozisyon elde etmesi, küresel rekabet gücünün en önemli kanıtlarından biridir.
2. Ar-Ge, Yapay Zeka ve Yenilikçi Ürün Portföyü Şirket, operasyonel verimliliği artırmak için dijitalleşme ve Ar-Ge’ye (2025 bütçesi yaklaşık 49,9 milyon TL) büyük önem vermektedir.
- Yapay Zeka ile Üretim: Çanakkale ve Samsun-Ladik fabrikalarındaki döner fırın soğutma ve atık bertaraf ünitelerinde yapay zeka tabanlı otonom kontrol sistemleri devreye alınarak ciddi bir enerji verimliliği sağlanmıştır.
- SmartBeton (Akıllı Beton): Beton dayanımının sensörler aracılığıyla akıllı telefon veya tabletlerden anlık ve dijital olarak takip edilmesini sağlayan inovatif “SmartBeton” projesi hayata geçirilmiştir.
- Yeşil Ürün Ailesi: Şirket sürdürülebilir ürünlerini markalaştırarak; çimento tarafında “Green For Cement” çatısı altında Actioncem, Solidcem ve Duocem‘i, hazır beton tarafında ise “Green For Concrete” çatısı altında düşük karbonlu Ecocrete‘i pazara sunmuştur.
3. Somut Çevre ve Biyoçeşitlilik Projeleri Şirket sadece karbon emisyonlarını düşürmekle kalmayıp doğrudan ekosistemi onarıcı somut projelere de imza atmıştır:
- Marmara Adaları Yapay Resif Projesi: Biyoçeşitliliği desteklemek amacıyla Marmara Denizi tabanına 280 adet yapay resif yerleştirilmiştir. Yapılan izlemeler sonucunda bu alanların aktif ekosistemlere dönüştüğü ve bölgedeki tür çeşitliliğinde %21 oranında artış sağlandığı tespit edilmiştir. Bu proje TİSK Yeşil Dönüşüm ödülüne layık görülmüştür.
- Kalsine Kil Yatırımı: Ladik fabrikasında Aralık 2025’te devreye alınan ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen Kalsine Kil projesi ile klinker soğutma aşamasında kil beslemesi yapılarak yılda 20.000 ton CO2 tasarrufu sağlanması hedeflenmektedir.
4. İnsan Kaynakları ve İş Güvenliğindeki Gerçekler
- Kapsayıcılık ve İstihdam: Şirketin toplam 990 çalışanı bulunmaktadır. Toplam çalışanlar içindeki kadın oranı %8,2 olsa da, beyaz yakalı çalışanlar arasındaki kadın oranı %19,5’tir. Ayrıca kadın öğrencileri sektöre kazandırmayı hedefleyen “GençİZ” uzun dönem staj programı, Türkiye’nin en beğenilen yetenek programları arasında inşaat kategorisinde 1. seçilmiş ve bu yıl 33 kadın öğrenci şirkete katılmıştır.
- İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG): Çanakkale fabrikası 1 tam yılı hiçbir kayıp zamanlı kaza (LTI) yaşamadan atlatarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Ancak, şeffaf raporlama prensipleri gereği belirtilmelidir ki; şirketin ve alt işverenlerin yoğun faaliyet gösterdiği 2025 yılı içerisinde “Sıfır Kaza” hedefine rağmen 1 adet ölümlü iş kazası ve 10 adet kayıp zamanlı kaza yaşanmıştır.
5. Toplumsal Katkı ve Sosyal Sorumluluk Akçansa elde ettiği gelirin bir kısmını doğrudan topluma geri vermektedir. 2025 yılında başta Sabancı Üniversitesi ve Hacı Ömer Sabancı Vakfı (Vaksa) olmak üzere eğitim ve sivil toplum kuruluşlarına toplam 58,9 milyon TL tutarında bağış ve yardım yapılmıştır. Ayrıca “STEM Sohbetleri ve STEM Atölyesi” projesi ile Hatay, Van, Samsun ve Çanakkale gibi illerde çocukların bilim ve teknoloji eğitimlerine destek olunmuş, bu projelerle 687 öğrenciye ulaşılmıştır.
15) Değerlendirme ve Sonuç
Akçansa’nın tarihçesinden finansal verilerine, risk yönetiminden sürdürülebilirlik hedeflerine kadar incelediğimiz tüm bu parametreler ışığında, şirketin genel bir değerlendirmesini şu şekilde özetleyebiliriz:
1. Temelleri Çok Sağlam, Esnek ve Dirençli Bir Operasyonel Yapı Akçansa, Sabancı Holding ve Heidelberg Materials gibi iki devin ortaklığından aldığı bilgi birikimi ve kurumsal güçle Türkiye çimento sektörünün lider oyuncularından biridir. Şirketin en büyük yapısal avantajı, kendisine ait Ambarlı ve Çanakkale limanları sayesinde geliştirdiği lojistik ve ihracat gücüdür. 2025 yılında yurt içi pazarda yaşanan daralma ve enflasyonist baskılara rağmen, rotasını başarıyla ABD başta olmak üzere yurt dışı pazarlara çevirerek satış hacimlerini desteklemiş ve dirençli bir operasyonel performans sergilemiştir.
2. Finansal Disiplin ve “Sıfır Borç” Kalkanı 2025 yılı net kârlılık (%66,8 düşüş) ve FAVÖK marjları açısından oldukça zorlu geçse de, şirketin ticari işletme sermayesini %10,7 gibi oldukça verimli bir seviyeye çekmesi takdire şayandır. Şirketin eksi (-) borçluluğa sahip olması ve 2,02 milyar TL net nakit pozisyonunda bulunması, onu Türkiye’deki yüksek faiz ve kur şoklarına karşı rakiplerinin büyük bir kısmından çok daha korunaklı hale getirmektedir. 28 yıllık kesintisiz temettü geleneği de bu finansal disiplinin en somut meyvesidir.
3. Geleceğe Yatırım: Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme Liderliği Çimento gibi doğası gereği yüksek karbon yayan bir sektörde, Akçansa’nın LSEG’de dünyada 1. sıraya yükselmesi ve CDP Küresel A Liderleri listesine girmesi tesadüf değildir. Şirket, klinker oranını azaltarak, alternatif yakıt kullanımını %22 seviyelerine çıkararak (2030 hedefi %35) ve devasa çevre yatırımları yaparak (ör. 60 bin tonluk ATY tesisi ve kalsine kil projeleri) geleceğin düşük karbon ekonomisine bugünden hazırdır. Bu durum, yakın gelecekte sınırda karbon vergileri (SKDM) ve ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) devreye girdiğinde, şirkete ciddi bir maliyet ve rekabet avantajı sağlayacaktır.
4. Kısa Vadeli Baskılar ve Çarpan Riski Tüm bu güçlü temel hikayeye rağmen, iç pazardaki inşaat durgunluğu, artan işçilik/enerji maliyetleri ve daralan kâr marjları kısa vadeli yatırımcılar için bir soru işareti yaratmaktadır. Ayrıca hissenin mevcut kâr üretimine kıyasla yüksek Fiyat/Kazanç (F/K) çarpanlarıyla fiyatlanması, getiri potansiyelini kısa vadede sınırlandırabilecek bir faktör olarak not edilmelidir.
Akçansa; vizyoner yönetimi, sıfır borç ile yönetilen güçlü bilançosu, yeşil dönüşüme yaptığı öncü yatırımlar ve ihracat kapasitesiyle, uzun vadeli, defansif ve sürdürülebilirlik odaklı portföyler için sektöründeki en kaliteli varlıklardan biridir. Makroekonomik döngünün tersine dönerek Türkiye’de iç talebin yeniden canlanması ve enflasyonist maliyet baskılarının azalması halinde, şirket sahip olduğu bu altyapıyla kârlılığını hızla eski yüksek seviyelerine taşıma potansiyeline sahiptir.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki şirket inceleme yazısında görüşmek üzere.
* Şirketin piyasa değeri yazının yayımlandığı tarihte borsada oluşan değeridir. Yazıyı yayımlanma tarihinden farklı bir zamanda okuyorsanız piyasa değeri değişmiş olabilir.




Yorum gönder