Gangs of Wasseypur
Bollywood’dan Kan Davasına Tarantino Usulü Bir Dokunuş!
Merhaba sinema severler!
Bugün sizlere “Aile boyu silahlı kavga, kan davası ve bolca şiddet” içeren bir Hint klasiğinden bahsedeceğim: Gangs of Wasseypur! Eğer “Bizim aile toplantıları da biraz gergin geçiyor” diyorsanız, bu filmi izledikten sonra “Aman bizimkiler melekmiş!” diyeceksiniz. Baştan uyarayım; film çok uzun, hem de epey bir uzun.
Hindistan sineması denince akla ilk gelen rengarenk danslar ve melodramatik aşk hikayeleri olsa da, Anurag Kashyap’ın yönettiği “Wasseypur Çeteleri” (Gangs of Wasseypur), bu klişeleri yerle bir eden, sert, acımasız ve bir o kadar da ilginç bir yapım. İki bölümden oluşan bu epik destan, sadece bir gangster hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Hindistan’ın kırsalındaki sosyo-ekonomik dinamiklere, sınıf çatışmalarına ve bitmek bilmeyen kan davasına da cesur bir bakış sunuyor.
Filmin en çarpıcı özelliklerinden biri, gerçekçi ve rahatsız edici atmosferi. Wasseypur’un tozlu sokakları, kömür madenlerinin karanlık dehlizleri ve karakterlerin yıpranmış yüzleri, izleyiciyi adeta bu acımasız dünyaya çekiyor. Kashyap, şiddeti estetize etmekten kaçınıyor; kurşun sesleri, kan lekeleri ve ölümler, filmin vahşi gerçekliğinin bir parçası olarak sunuluyor. Bu durum, bazı izleyiciler için rahatsız edici olsa da, hikayenin etkileyiciliğini ve ciddiyetini artırıyor.
“Wasseypur Çeteleri” sadece şiddetle değil, aynı zamanda kara mizahla da örülmüş bir anlatıya sahip. Karakterlerin absürt diyalogları, beklenmedik olay örgüsü ve trajikomik durumlar, filmi izlerken hem gerilimi hem de hafif bir tebessümü bir arada yaşatıyor. Özellikle karakterlerin tuhaf davranışları ve içinde bulundukları ironik durumlar, filmin karanlık atmosferine tezat oluşturarak unutulmaz anlar yaratıyor.
Kıyamet Kopmadan Önce Son Çay Partisi
Film, Wasseypur adlı kasabada geçiyor. Burası öyle bir yer ki, “Komşu komşunun külüne bile hasret” sözünü “Komşu komşuyu vurur, sonra da mezarında dans eder” şeklinde güncelliyor. Senaryonun ana teması: “Öldür, öldür, bir şey kalırsa yine öldür!”
Filmin en büyük kozlarından biri de kuşkusuz karakterleri. Sardar Khan, Ramadhir Singh, Faizal Khan ve daha niceleri… Her biri kendi içinde karmaşık, kusurlu ve akılda kalıcı figürler. Bu karakterler, sadece birer gangster figürü olmanın ötesine geçerek, hırsları, korkuları, sevdaları ve nefretleriyle ete kemiğe bürünüyor.
Ancak “Wasseypur Çeteleri” kusursuz bir film değil. İki bölümden oluşması ve toplamda beş saati aşan süresi, bazı izleyiciler için yorucu olabilir. Özellikle ilk bölümün yavaş ilerleyen temposu, sabırlı olmayı gerektiriyor. Ayrıca, çok sayıda karakterin ve karmaşık olay örgüsünün takibi zaman zaman zorlaşabiliyor.
Sonuç: İzlemeli miyiz?
“Wasseypur Çeteleri”, Hint sinemasının sınırlarını zorlayan, cesur ve özgün bir yapım. Şiddeti, kara mizahı ve unutulmaz karakterleriyle ilginç bir deneyim sunuyor. Eğer farklı bir sinema deneyimi arıyorsanız ve epik bir gangster hikayesine kendinizi bırakmaya hazırsanız, Wasseypur’un çeteleri sizi bekliyor. Tarantino’nun Bollywood’a selam çakması gibi olan bu film, kan, intikam ve bolca kaos isteyenlere göre biçilmiş kaftan.
Not: Film 5 saat 21 dakika (abartı yok, gerçek). Ben filmi ancak 4 günde tamamlayabildim.😕
Sinemayla kalın, silahlardan uzak! 😉



Yorum gönder